bir öğle vakti yine
iklimlerin en zorundayım
herşeyimi yarım bırakıp
sana gelmek istedim yine
sarmak sarılmak istedim gene
özledim aslında yada yandım aslında
uykusuz ve yorgun
sen gelince
seni düşününce
koptum kendimden yine
düşünüverdim sıcaklığını
hyallerine daldım
uykusuz ama ruya halinde yaşadım seni yine
uzaklara gitti gözlerim birden bire
bölüneverdim birden bir kaç kere
söz verdim tutamadım diye
son verdim son olacaksın diye
sonra kendimi nitelendirdiklerim muziklerde buldum
çıkamadım içinden kayboldum
esrar gibi bağlandım sana
sevgine özlemlerine
gurbet mi hasret mi
bilinmez oldu bendekiler
gelmek istediğimden
korkular sardı odamı yine
Ve sen doldun içime yine
daha yanına gelemeden sardım seni
saçlarınla oynadım
yine maviye boya dedim
ve yine sen senin yanına gelmeden bile
saçlarını maviye boyamadın
küstüm bir kez daha kızıl saçlarına
sustum bir kez daha gözlerinin içinde ki yaraya
döndüm bir kez daha hadi sarıl ne olur bana!
Hoşgeldin HAYAT ...
Merhabalar hayat sana dair ne varsa ...
İmlalarımın düzensiz olduğu bir hayat güncesinde tekrardan birlikteyiz,kısır döngülerden oluşan garip dünyada neyin ne zaman olacağını bilememek yada planlanan işlerin nedense hiç bir zaman olmaması gibi,lüzümsuzsa ışıkları söndür ve yazımı oku,yazılarımı oku der gibi bir hisle terkardan MERHABA! ...
30 Haziran 2007 Cumartesi
Sarıl Bana
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder